Yatırımcı olmadan önce bilinmesi gerekenler: Yatırımcı psikolojisi

Güncelleme tarihi: 11 Nis


Yatırımcı olmamızın önündeki engelleri, neden yatırıma başlamamız gerektiğini inceledik. Yatırım yapmaya karar verdikten sonra yatırım kararlarımızı etkileyen unsurlarında farkına varmamız gerekiyor. Kültürel, biyolojik, çevresel pek çok faktör var ancak geleneksel finans ile davranışsal finansı birbirinden ayıran, bizim de bugün ele alacağımız konu oldukça kritik. Psikolojik faktörler ve yatırımcı psikolojisi üzerine düşünelim. Ardından yatırımcı olmadan önce bilmemiz gerekenler bu faktörleri değerlendirelim.


Benjamin Graham’ın da dediği gibi, ‘’Yatırımcının en büyük problemi ve hatta en büyük düşmanı kendisidir’’. Eğer gerçekten öyleyse bu en büyük problemin önüne geçmek için bakış açımızı güçlendirelim.


Geleneksel ve davranışsal finans

Yatırım kararı verirken bizi etkileyen oldukça güçlü bazı eğilimlerimiz var. Bunların olumlu sonuçlara yol açabileceği durumlar da söz konusu ama tam tersi bir etkisinin de olduğunu unutmamalıyız. Finansal ve ekonomik teoriler, insanın karar alma anında tutarlı olduğunu varsayarak ilerler. Geleneksel finansta üzerinde durulmayan varsayımlara da bir bakalım.


Davranış kalıpları incelendiğinde insanların aykırı sistemsel davranış kalıplarının olduğu görülür. Bu oran sandığımızdan çok daha yüksek, %80’e yakındır. Yapılan araştırmalara göre bireysel yatırımcıların %80’i, kurumsal yatırımcıların ise %30’u karar alırken mantıklı değil, eylemsizdir.



Yatırım kararlarımızı neler etkiler?


Tüm bunlara ek zihnimizin çoğu zaman bizimle oyun oynadığını fark edebiliriz. Bu da böyle zamanlarda mantıksız davranmamıza yol açar. Davranışsal finansın temel ilkelerinden biri insanların kar elde etmek isterken rasyonel davranamamasını içerir. Şöyle örneklendirebiliriz, sizler de potansiyel karını maksimize etmek isterken yanılgıya düşenlere denk gelmişizdir. Bu yalnızca yatırımda değil harcama ve tasarruf eylemlerimizde de böyledir.


Davranışsal finansın oldukça kapsamlı bir konu olduğunu hatırlatıp biraz kısaltalım ve düşebileceğimiz zihin tuzaklarımıza bir bakalım.


Yatırım yapmadan önce bilinmesi gerekenler


‘’Risk, ne yaptığınızı bilmemekten kaynaklanır.’’ Warren Buffett

Bu yüzden ilk yapmamız gereken neyi, neden yaptığımızı bulmak olmalı. Bir sonraki aşama ise düşebileceğimiz tuzakların farkına varmak. Bu tuzakları bir başkasının değil, zihnimizin kurduğunu unutmadan devam edelim.


Düşünceye körü körüne bağlanmak

Yeni fikirlere açık olmamanın yol açtığı birçok sorun var. Bu yatırım kararlarımız için de böyle. Yani yatırım yapmaya başlamadan önce verdiğimiz bazı kararlar zaman içinde değişebilir. Değişim her yerde iken peşin hükümlü olmanın ve düşüncelerimize körü körüne bağlanmanın hiçbir faydası olmayacak.


Bundan yıllar önce internetten alışveriş yapmam diyenlerin avantajlara uyum sağlayamaması gibi düşünebiliriz bunu. Bugün esneklik kavramı bu kadar konuşulurken bu tuzağı unutmamız zor gibi görünüyor.


Sürü psikoloji ve onay tuzağı

Farz edelim bir hataya düştük ve sonra yaptığımız hatanın aynısını yapan bir başka kişiye denk geldik. Yanlışı yapan sadece biz olmadığımızda rahatlama hissine ulaşırız. Kaybettiğimizde başkalarının kaybedip kaybetmediğini sorgularız. O da kaybetmişse sorun yok mu demeliyiz yoksa kaybetmemizin altında yatan nedene mi odaklanmalıyız?


Birinin yaptığı yatırımı kopyalamak da buna benziyor. Ben yapmadım, benim kaybım demek kolay geliyor. Ancak bunun finansal araçların fiyatlarının makul değerlerin çok üstüne çıkmasının sebebi olacağını da unutmamalıyız.



Yatırım yapmadan önce bilinmesi gerekenler

Bundan önce neyse yine o olacak

Piyasalardaki iniş çıkışlar, değerlenen hisseler, sektörel kayıplar ve dahası… Tarih her zaman tekerrür etmez ve size çok kazandıran bir fikir her zaman kazandıracağı anlamına gelmez. Piyasalardaki belirsizliğin farkında olmalı ve iddialı yorum ve davranışlardan kaçınmalıyız.


Garanticilik kadar bizi tuzağa düşerecek bir başka durum aşırı özgüvendir. Bu gibi durumlarda risklerin bilincinde olmalı, kısa ya da uzun vadede öngöremeyeceğimiz durumların olabileceğini bilmeliyiz. Finansal okuryazarlığımıza ne kadar güvenirsek güvenelim, her şey her zaman yolunda gitmeyebilir.



Yatırım yaparken nelere dikkat etmeliyiz?





Kayıptan kaçınmak

Piyasadaki teorilere göre kazancımız ve riskimiz arasında her zaman bir ilişki var. Kısacası risk ne kadar yüksekse geri dönüşü o kadar fazladır. İyi ya da kötü. Bu gibi bir durumda yatırımcılar almak istedikleri ya da alabilecekleri risk seviyesinde hedefini hep en üstte tutar. Davranışsal finansa yönelik yapılan araştırmalar ise insanların kazanç sağlamaktan çok kaybı önlemeye odaklandığını gösterir. Dan Kahneman ve Amos Taversky (davranışsal finansın öncüleri) beklenti teorisinde bundan bahseder ve yatırımcıların kaybetmeye karşı, kazançlara karşı olduklarından daha hassas olduklarını öne sürerler.


Profesyonellere göre kaybetme riski yatırımcılar için her zaman önemli olacak ancak yine de zarar ve karın göreceli terimler olduğunu unutmamakta fayda var.


Bu tuzak ve etki olarak saydıklarımızın zamansal, kültürel ve coğrafi olarak da farklılık gösterebileceğini hatırlatıp, yatırım yapmaya başlamadan önce davranışsal finans hakkında bilgi sahibi olmanın önemini vurgulamak istedik.


Yatırım kararlarımızın arkasındaki itici güçleri bilmenin faydasını görmeniz dileğiyle…


Yeni nesil yatırım platformu Finfree’yi denemek için;